DÜŞLER VE DÜŞÜŞLER

 Sıradanlıktan çıkıp kendi olmaya çalıştığında darbeler almaya başlıyor insan. Herkesleşmeden yaşamaya çalışmanın bedelini ilk olarak kendin olduğunda almaya başlıyorsun. Hayatın acımasızlıklarından bahsettiğinde sana acıyan ve görmezden gelmeye meyil eden insanların böyle bir mücadelesi olmadı ve olmayacak da. Onlar kendilerine bırakılanlarla yükselmeye alışan tipleri.


 Bazen diyorlar ki mesele 1’i 3 yapmak. Daha mücadeleci olduğunu iddia edenler de diyor ki; mesele 0’ı 1 yapmak. Ama bu hayatta asıl mücadele bu ikisi de değil. Bu hayattaki en büyük mücadele eksiyi sıfır yapmak. Çünkü düzlüğe çıktıktan sonra bir şekilde ilerlenebiliyor. Bütün mücadeleye değer olan şey ise başlangıçta bir yokuş gören insanların yokuşun tepesindeki eşiğe ulaşıp orada nefes almak. Bu nokta çok kritik çünkü buraya kadar gelen insanlarda çok güçlü bir mental olduğu gibi aslında kırılgan bir tutum da var. Kırılgan tutum yokuşun bittiği yerde ağır basarsa o mertebeye kadar gelen mücadele heba olabiliyor. Orada çok dikkatli ve bilinçli olmak gerekiyor.

 Düşlerimizden yola çıktığımız senaryolarda elbette düşüşlere de maruz kalabilir mücadelemiz. Bu düşüşleri sadece kendi eksikliklerine de yormamalı insan. Çünkü her durumun istenilen noktada sonuçlanabilmesi için onlarca parametrenin aynı anda çalışması gerekiyor. Ama bu çıkarım insanı kendi realitesinden de uzaklaştırmamalı. Özbilinç sahibi insanlar ne demek istediğimi net bir şekilde algılamıştır diye düşünüyorum.

 Analiz yetenekleri devreye girmeli böyle durumlarda. Farkında olmadan yönetemez insan sürecini. Fark edecek zekâ emin ol sende var, bende var. Zekâyı kullanmak için beyinden geçen çarkları belirli algoritmalar çerçevesinde ateşlemek gerekiyor. Hep meli malı dedim. Fikir olması için dedim ama kibirli olduğumu zannetme. İşin zor. Kolay gelsin.



Yorumlar